18 Şubat 2011 Cuma

SAKA KUŞUNUN AKLIMA GETİRDİKLERİ..

Saka Kuşu denemeni okuyunca - bu arada seyahat ve bu tarz yazılarını  çok keyifle okuyorum - benimde aklıma yaşadığım iki kuş hikayesi geldi..Paylaşayım dedim..

971 Haziranında  Ankara'da sıcak bir gece ,..  Eskişehir yolundaki Devlet mahallesi lojmanlarının giriş katında Üniversite 1.sınıf talabesi olan kız çocuğu finallere hazırlanıyor,.. dalmış , harıl harıl ders çalışıyor . Evde yalnız, babasıyla annesi komşularda , kardeşi her zamanki gibi sokakta..
Bir anda salonda bir gürültü patlıyor , kocaman bir kedi Fransız balkondan içeri atlıyor.. Kafesteki Kanarya'nın çığlıklarıyla , Kızın çığlıkları birbirine karışıyor ve Kız kendini odasına kapatıyor.  Niye ?.. Tavuklar dahil bütün hayvanlardan korkuyor, annesini çocukken ısıran köpeğin sayesinde !! ..
Bir süre sonra sakinleşip dışarıyı dinliyor ve seslerin kesilmesiyle de salona çıkıyor,.. bakıyor , kedi gitmiş ama kafes yerde ,neyseki  Babasının sevgili Kanaryası ölmemiş kafesin bir köşesinde büzüşmüş kalmış, hemen kafesi düzeltiyor ortalığı toparlayıp, sıcak mıcak dinlemeden bütün kapıları pencereleri kapatıp yatıyor ve uyuyor..
Sabah kalkınca - muhtemelen bir Pazar günü sabahı herkes evde zira - bakıyor ki babası ve kardeşi pek üzgün , - annesi !?.-
Ne oldu ?.. diye sorunca, kuşlarını kafeste ölü bulduklarını söylüyorlar ,  O ' da akşam olanları anlatıyor ,.. Babası acı acı bakıp  -eh be Kızım,.  bir kediyi kovamadın mı , demekki ödü patlamış hayvancağızın - diyor..
Bir daha hiç kuşları olmuyor, havadakiler dışında !!..
Ama Kız ahdediyor hayvanlarla dostluk geliştirmeye , yıllar süren çabaları sonucunda , şimdilerde komşuların Kedileri kapı açtırıp evin zilini çalmak üzere onun işten gelişini bekliyorlar ,..Sokak köpekleri taksiden inince yanına gelip hoşgeldin selamı veriyorlar, ..Kumrular penceresinde doğurup yavrularını büyütüyorlar ,. Martılarla uzun yıllara dayanan dostluğu artık bir başka boyuta taşınmaya hazırlanıyor !!..

Bu öykü ise 977 ' nin Soğuk bir Ankara akşamında geçiyor..
Kız çocuğu büyümüş ,. evlenmiş,.  kocasının bir akrabalarına özel bir yemek için davet edilmişler.
Gidilmiş ,sohbet edilmiş, yemek odasına  sofraya  davet edilmişler , kalabalık bir akşammış uzun bir sofra kurulmuş ve sofranın orta yerindeki koca bir tepside ise küçük küçük 20-30 tane kızarmış tavuk benzeri hayvanlar varmış..
Evsahibesi hadi hadi oturun soğutmayın devamını getiriyorum deyip herkesi masaya oturtmuş , Kız ise şaşkın şaşkın bakınıp , bunların ne olduğunu anlamaya çalışıyormuş , tam o sırada  misafirlerden birinin  "bu  Güvercin ziyafetini yeni Geline borçluyuz ne zamandır yemiyorduk" demesiyle olayın farkına varıp ,.. kendini önce yemek odasından sonra da evden dışarı atmış.
Anadoluda Kuş yemekleri yapıldığını üstelik hatırlı misafirlere sunulduğunu o gece öğrenen İstanbullu Kız !!. O gece den sonra yıllar boyu hiç bir yerde kendi pişirdiği tavuk dışında tavuk yemediği gibi ,..  hâlâ  gitiği restoranlarda Denizden çıkanlar  ya da Köfte dışında bir şey yememeye çalışmaktadır süprizlerle karşılaşmasın diye..

18/şubat/2011 şehir

f.k.d.