
Okumak yazmaya engel mi?..
Evvvettttttt…
Yazmak okumaya engel mi?...
Eveeeeettttttttt,..
Çözüm ?,…
Okumamak ve Yazmamak !!!!!!!...
Mümkün mü ?,..
Hayııııııırrrrrrrrr…
Ne yapmalı ?,..
Zamanı yavaşlatmalı ,…
Nasssıııılll ?....
Buğday yetiştirerek !!!!!!!...
İki dönüm tarla aldınız,.Anadolu’da bir yerlerden,.. –Trakya , Marmara , Kuzey Ege , İç Anadolu olabilir,.. Karadeniz olmaz ,.. Buğday yetiştiremezsiniz !!-
Tarlanızın köşesine bir Ev yaptınız ; Ortada,.sizi,. kışın karlı soğuk günlerinde,yazın serin gecelerinde ısıtan kocaman şöminesi olan bir salon, iki oda, tuvalet ve banyodan ibaret basit , sade bir ev ,..
Şöminenin bir tarafında ,..”Kâh,..tahta masasında bir şişe şarabı yudumlayacağınız !,.. Kâh,.canınızın çektiği yemekleri pişireceğiniz,.. Kâh,.buğday yetiştirmenin püf noktaları ,.Şevket-i bostan’ı ne kadar haşlamalı?!!.gibi faydalı bilgilere ulaşacağınız bilgisayarınızın durduğu” Mutfağınız ..
Diğer tarafında,.üstünde her türlü ıvır zıvırınızı !! – fotoğraf makinanızı,..şarj aletlerinizi,.. scannerınızı,.. çeşit çeşit defterlerinizi,.boy,boy kalemlerinizi ve silgilerinizi vb - barındıran kocaman yazı masanız , koltuğunuz ,. her daim kenarında battaniyenizin durduğu canınız çektiğinde öğlen kestirmeleri yaptığınız kanapeniz,.. ve binlerce kitabınıza evsahipliği yapan kütüphaneniz ,. hakiki zeytinyağlardan yapılmış sabunlarınızla,ninenizin hamamlarını anımsatan ,mini hamamınız ve iki adet uyku odası .. Ön tarafta buğdaylarınızın boy atmasını izleyeceğiniz tahta verandanız ve sallanan koltuğunuzla,. tek katlı bir ev …
Eviniz en fazla 100 m2 olsa,. ki çok bile,..geriye kaldı 1900 m2 .. Birbuçuk dönüme buğday ekseniz - yaklaşık 300-350 kg hasat yaparsınız – kalan 400 m2 de gönlünüzün çektiği Sebze – domates,biber,fasulye vs.-,. Meyva –vişne,dut,erik -,. ve Otları yetiştirmenize rahat rahat yeter … Üstelik bir köşeye tavuklarınız için koca bir kümes yapıp, ördeklerinize kıçlarını sallaya sallaya gidecekleri minik bir süs havuzu bile kondurabilirsiniz..
Evinizi yapmak ,.. Buğday tarlanızın toprağını hazırlamak ,.. meyva ağaçlarınızı dikmek,.. sebzelerinizin tohumlarını almak,.. kümesinizin yerini belirleyip,. Verandanızın tahtalarını aramakla geçen aylar boyunca ne yapacaksınız ?..
Okuyacaksınız !!..
Buğday için uygun gübreyi,.. fasulye yetiştirmede izlenmesi gereken yolları,.. domates fidelerinin ne kadar sürede bir sulanacağını,.. Çocukluğunuzun ligorn tavuğunun İtalyan kökenli ve adının “leghorn” olduğunu ,, ispenç mi?.yoksa paçalı mı alsam diye kararsız kaldığınız tavuk cinslerini öğrenecek .. Denizli horozunda ise tereddüt etmeyeceksiniz !!
Yazacaksınız !!..
Şömine ustasının parası –en önemli gider kalemi -!!,.. rabıtaların m3 fiyatları,.. mutfak tezgahının yerleşim planı,.. hamam kurnasını ucuza bulacağınız,. Yalova biberlerinin tohumlarını alacağınız adresler,. Hesap,..kitap,..adres ve onlarca detay arasında yazmaktan , okumaktan , ustalarla harp etmekten yorgun düşeceksiniz..
Zaman ???... Zaman ,. yavaşladı,..farkında bile olamadık ,..-hızla dönen bir topaçın döndüğünü farkedemediğimiz gibi-,.
Oysa günler,. aylar birbirini kovaladı ve bir Ekim sabahı tarlaya Buğday tohumlarını savururken bulduk kendimizi .
Sonrası ??,..
Sonrası zaten,.gerçekten zamanın durduğu zaman dilimlerinin başlangıcı !!..
Buğdayların boy attığı kış günlerini ; Sabahın karanlığı dağılıp,.gün yüzünü göstermeye başladığı saatlerde,.çayımızı demlenmeye bırakıp,lastik çizmeleri ayağımıza çekip toprağın soğukluğunu bedenimizin sıcaklığıyla dengelemeye çalışarak çıktığımız sabah yürüyüşleriyle başlatıp,..
Yazılacak onlarca metnin,..çekilecek fotoğraf karelerinin planlaması ve eskizleriyle süregiden kahvaltı keyfiyle,... şömine ateşini biraz daha canlandırıp masa başındaki uzun yazı saatleriyle devam ettiririz ..
Öğlen saatleri deneysel yemek çalışmalarına aittir –acıkmış mideler ne keyifli yemeklere savurur insanı -!!..
Öğleden sonraları, kış güneşi ve bulutlar yeniden keşfedilir ,.. her gün bir başka Gri,.. Mavi ve Beyaz tonları fotoğraf karelerine yerleşir,..
Battaniyemizin altına kıvrılıp okumaya dalmışken,. tuğla kalınlığındaki kitabımızın ağırlığıyla şöminenin sıcaklığı,.birde bakarız bizi rüyalar alemine taşımış !!…
Akşamüstü kocaman, tombul ama minik ayaklı kadehimizdeki Napolyonla!! Bilgisayarda dünya seyahatine çıkar fondaki Mrs.Robinson’a ya da The sound of silence’a eşlik ederiz..
Gecenin sessizliği yazma güdülerimizi yeniden ayaklandırır şömineden gelen çıtırtılara “Lara’nın aşkı” eşlik eder,. yazar,..yazar,..yazarız,.. gözkapaklarımız isyan edene kadar..
Baharın yüzünü gösterdiği,. yapılacaklar listesine yetişemediğimiz günlerde içimizi tanımlayamadığımız bir sevinç ve çoşku kaplar..
Aşk kapımızı çalar ,.. Heyecandan içimiz titrer,.. hergün bir başka güzelliğe tanık olacağımızın farkındalığıyla ciddi ritm bozuklukları yaşayarak başlarız güne !!..
Bir yanda günün her saatinde,..doğanın renklerini zaptetme telaşı !!,. Diğer yanda toprağı beslemek için vermemiz gereken emek.. bahar kokusunu içimize çekerek verandada yudumladığımız çayımızın keyfini bile uzattırmaz bize..
Okumak akşamüstü saatlerinde biramızı yudumladığımız saatlere kayar,.. yazmayı akşamlara bırakırız gene..
Başaklarımız boy attıkça,. sıcak,. Sarı,. yaz günlerini hissetmeye başlarız,.Folluktan alıp oracıkta kırarak beyazını akıtıp sarısını bir yudumda boğazımızın kıvrımlarından akıttığımız yumurta,. bizi çocukluğumuzun sabahlarına giden düş yolculuklarına çıkarır,.. Toprakla birbirimize karışırız,. güneş her saat bir başka yüzünü gösterir,.samanyolunu izlemekten kendimizi alamadığımız gecelerde,... toprağa sırtımızı verip beynimizde yazmaya devam ederiz !!..
Saman balyalarının Kızıla çalan Sarılarıyla,.. meyva ağaçlarının yapraklarının kızıllığı birbirine karışmaya başladı mı,. Hazan ve Hüzün mevsimi de geldi demektir…
Evvvettttttt…
Yazmak okumaya engel mi?...
Eveeeeettttttttt,..
Çözüm ?,…
Okumamak ve Yazmamak !!!!!!!...
Mümkün mü ?,..
Hayııııııırrrrrrrrr…
Ne yapmalı ?,..
Zamanı yavaşlatmalı ,…
Nasssıııılll ?....
Buğday yetiştirerek !!!!!!!...
İki dönüm tarla aldınız,.Anadolu’da bir yerlerden,.. –Trakya , Marmara , Kuzey Ege , İç Anadolu olabilir,.. Karadeniz olmaz ,.. Buğday yetiştiremezsiniz !!-
Tarlanızın köşesine bir Ev yaptınız ; Ortada,.sizi,. kışın karlı soğuk günlerinde,yazın serin gecelerinde ısıtan kocaman şöminesi olan bir salon, iki oda, tuvalet ve banyodan ibaret basit , sade bir ev ,..
Şöminenin bir tarafında ,..”Kâh,..tahta masasında bir şişe şarabı yudumlayacağınız !,.. Kâh,.canınızın çektiği yemekleri pişireceğiniz,.. Kâh,.buğday yetiştirmenin püf noktaları ,.Şevket-i bostan’ı ne kadar haşlamalı?!!.gibi faydalı bilgilere ulaşacağınız bilgisayarınızın durduğu” Mutfağınız ..
Diğer tarafında,.üstünde her türlü ıvır zıvırınızı !! – fotoğraf makinanızı,..şarj aletlerinizi,.. scannerınızı,.. çeşit çeşit defterlerinizi,.boy,boy kalemlerinizi ve silgilerinizi vb - barındıran kocaman yazı masanız , koltuğunuz ,. her daim kenarında battaniyenizin durduğu canınız çektiğinde öğlen kestirmeleri yaptığınız kanapeniz,.. ve binlerce kitabınıza evsahipliği yapan kütüphaneniz ,. hakiki zeytinyağlardan yapılmış sabunlarınızla,ninenizin hamamlarını anımsatan ,mini hamamınız ve iki adet uyku odası .. Ön tarafta buğdaylarınızın boy atmasını izleyeceğiniz tahta verandanız ve sallanan koltuğunuzla,. tek katlı bir ev …
Eviniz en fazla 100 m2 olsa,. ki çok bile,..geriye kaldı 1900 m2 .. Birbuçuk dönüme buğday ekseniz - yaklaşık 300-350 kg hasat yaparsınız – kalan 400 m2 de gönlünüzün çektiği Sebze – domates,biber,fasulye vs.-,. Meyva –vişne,dut,erik -,. ve Otları yetiştirmenize rahat rahat yeter … Üstelik bir köşeye tavuklarınız için koca bir kümes yapıp, ördeklerinize kıçlarını sallaya sallaya gidecekleri minik bir süs havuzu bile kondurabilirsiniz..
Evinizi yapmak ,.. Buğday tarlanızın toprağını hazırlamak ,.. meyva ağaçlarınızı dikmek,.. sebzelerinizin tohumlarını almak,.. kümesinizin yerini belirleyip,. Verandanızın tahtalarını aramakla geçen aylar boyunca ne yapacaksınız ?..
Okuyacaksınız !!..
Buğday için uygun gübreyi,.. fasulye yetiştirmede izlenmesi gereken yolları,.. domates fidelerinin ne kadar sürede bir sulanacağını,.. Çocukluğunuzun ligorn tavuğunun İtalyan kökenli ve adının “leghorn” olduğunu ,, ispenç mi?.yoksa paçalı mı alsam diye kararsız kaldığınız tavuk cinslerini öğrenecek .. Denizli horozunda ise tereddüt etmeyeceksiniz !!
Yazacaksınız !!..
Şömine ustasının parası –en önemli gider kalemi -!!,.. rabıtaların m3 fiyatları,.. mutfak tezgahının yerleşim planı,.. hamam kurnasını ucuza bulacağınız,. Yalova biberlerinin tohumlarını alacağınız adresler,. Hesap,..kitap,..adres ve onlarca detay arasında yazmaktan , okumaktan , ustalarla harp etmekten yorgun düşeceksiniz..
Zaman ???... Zaman ,. yavaşladı,..farkında bile olamadık ,..-hızla dönen bir topaçın döndüğünü farkedemediğimiz gibi-,.
Oysa günler,. aylar birbirini kovaladı ve bir Ekim sabahı tarlaya Buğday tohumlarını savururken bulduk kendimizi .
Sonrası ??,..
Sonrası zaten,.gerçekten zamanın durduğu zaman dilimlerinin başlangıcı !!..
Buğdayların boy attığı kış günlerini ; Sabahın karanlığı dağılıp,.gün yüzünü göstermeye başladığı saatlerde,.çayımızı demlenmeye bırakıp,lastik çizmeleri ayağımıza çekip toprağın soğukluğunu bedenimizin sıcaklığıyla dengelemeye çalışarak çıktığımız sabah yürüyüşleriyle başlatıp,..
Yazılacak onlarca metnin,..çekilecek fotoğraf karelerinin planlaması ve eskizleriyle süregiden kahvaltı keyfiyle,... şömine ateşini biraz daha canlandırıp masa başındaki uzun yazı saatleriyle devam ettiririz ..
Öğlen saatleri deneysel yemek çalışmalarına aittir –acıkmış mideler ne keyifli yemeklere savurur insanı -!!..
Öğleden sonraları, kış güneşi ve bulutlar yeniden keşfedilir ,.. her gün bir başka Gri,.. Mavi ve Beyaz tonları fotoğraf karelerine yerleşir,..
Battaniyemizin altına kıvrılıp okumaya dalmışken,. tuğla kalınlığındaki kitabımızın ağırlığıyla şöminenin sıcaklığı,.birde bakarız bizi rüyalar alemine taşımış !!…
Akşamüstü kocaman, tombul ama minik ayaklı kadehimizdeki Napolyonla!! Bilgisayarda dünya seyahatine çıkar fondaki Mrs.Robinson’a ya da The sound of silence’a eşlik ederiz..
Gecenin sessizliği yazma güdülerimizi yeniden ayaklandırır şömineden gelen çıtırtılara “Lara’nın aşkı” eşlik eder,. yazar,..yazar,..yazarız,.. gözkapaklarımız isyan edene kadar..
Baharın yüzünü gösterdiği,. yapılacaklar listesine yetişemediğimiz günlerde içimizi tanımlayamadığımız bir sevinç ve çoşku kaplar..
Aşk kapımızı çalar ,.. Heyecandan içimiz titrer,.. hergün bir başka güzelliğe tanık olacağımızın farkındalığıyla ciddi ritm bozuklukları yaşayarak başlarız güne !!..
Bir yanda günün her saatinde,..doğanın renklerini zaptetme telaşı !!,. Diğer yanda toprağı beslemek için vermemiz gereken emek.. bahar kokusunu içimize çekerek verandada yudumladığımız çayımızın keyfini bile uzattırmaz bize..
Okumak akşamüstü saatlerinde biramızı yudumladığımız saatlere kayar,.. yazmayı akşamlara bırakırız gene..
Başaklarımız boy attıkça,. sıcak,. Sarı,. yaz günlerini hissetmeye başlarız,.Folluktan alıp oracıkta kırarak beyazını akıtıp sarısını bir yudumda boğazımızın kıvrımlarından akıttığımız yumurta,. bizi çocukluğumuzun sabahlarına giden düş yolculuklarına çıkarır,.. Toprakla birbirimize karışırız,. güneş her saat bir başka yüzünü gösterir,.samanyolunu izlemekten kendimizi alamadığımız gecelerde,... toprağa sırtımızı verip beynimizde yazmaya devam ederiz !!..
Saman balyalarının Kızıla çalan Sarılarıyla,.. meyva ağaçlarının yapraklarının kızıllığı birbirine karışmaya başladı mı,. Hazan ve Hüzün mevsimi de geldi demektir…
Biraz buruklaşırız,.. Aşklar bitmez !! ama,. Ayrılıklar,.vedalar başlar bir sonraki bahara kadar.
Bir yanımızı ise ayrı kaldığımız sevdalarımıza kavuşma heyecanı ve telaşı sarar,..
Domatesler salça yapılmayı,. biberler kurutulmayı,..Vişnelerin, tarçını, karanfili değiştirilmeyi ,.un çuvalları yerleştirilmeyi,..şöminenin odunları istiflenmeyi ,..kuruyan fesleğenler,kekikler,naneler kavanozlara yerleşmeyi bekler,..
Hüznü,. Akşamın Lacivert saatlerine bırakırız !!..
Bir yanımızı ise ayrı kaldığımız sevdalarımıza kavuşma heyecanı ve telaşı sarar,..
Domatesler salça yapılmayı,. biberler kurutulmayı,..Vişnelerin, tarçını, karanfili değiştirilmeyi ,.un çuvalları yerleştirilmeyi,..şöminenin odunları istiflenmeyi ,..kuruyan fesleğenler,kekikler,naneler kavanozlara yerleşmeyi bekler,..
Hüznü,. Akşamın Lacivert saatlerine bırakırız !!..
Gündüzün tatlı yorgunlukları akşam saatlerinde ,. Çay , Battaniye , Kanape üçlüsüyle keyifli kitaplar okunarak giderilir..
Yazmayı erteleriz biraz , ellerimizin nasırları kalem tutmamıza engel olur can yangısının geçmesini bekleriz …
Zaten önümüzde bizi bekleyen uzun kış geceleri vardır,.. Üstelik zamanı yavaşlatmayı başardığımız için; uzun soluklu okumalara ve yazı planlarını hayata geçirmeye bolca vaktimiz,.. fotoğraf karelerimizle oynama,değişik teknikler deneme lüksümüz bile mevcuttur !!!..
kış günleri ; Sabahın karanlığı dağılıp gün yüzünü göstermeye başladığı saatlerde,.çayımızı demlenmeye bırakıp,lastik çizmeleri ayağımıza çekip toprağın soğukluğunu bedenimizin sıcaklığıyla dengelemeye çalışarak çıktığımız sabah yürüyüşleriyle başlar,..
Öğleden sonraları, kış güneşi ve bulutlar yeniden keşfedilir ,.. her gün bir başka Gri-Mavi ve Beyaz tonları fotoğraf karelerine yerleşir,.
Akşamüstü kocaman, tombul ama minik ayaklı kadehimizdeki Napolyonla!! Bilgisayarda dünya seyahatine çıkar
Gecenin sessizliği yazma güdülerimizi yeniden ayaklandırır şömineden gelen çıtırtılara Bach eşlik eder yazar,.yazar,.yazarız,.
Baharın yüzünü gösterdiği,. günlerde içimizi tanımlayamadığımız bir sevinç ve çoşku kaplar.. Aşk kapımızı çalar ,.. Heyecandan içimiz titrer,.. hergün bir başka güzelliğe tanık olacağımızın farkındalığıyla başlarız güne .. Başaklarımız boy attıkça,. sıcak,. Sarı,. yaz günlerini hissetmeye başlarız,.Folluktan alıp bir yudumda boğazımızın kıvrımlarından akıttığımız yumurta,. bizi çocukluğumuzun sabahlarına doğru düş yolculuklarına çıkarır,.. Toprakla birbirimize karışırız.. samanyolunu izlemekten kendimizi alamadığımız gecelerde,... toprağa sırtımızı verip beynimizde yazmaya devam ederiz !!. Hazan ve Hüzün mevsimi Biraz buruklaşırız,.. Aşklar bitmez !! ama,. Ayrılıklar,.vedalar başlar bir sonraki bahara kadar. Domatesler salça yapılmayı,. biberler kurutulmayı,.kuruyan fesleğenler,kekikler,naneler kavanozlara yerleşmeyi bekler,.. Hüznü,. Akşamın Lacivert saatlerine bırakırız !!.. Gündüzün tatlı yorgunlukları akşam saatlerinde keyifli kitaplar okunarak giderilir.. Yazmayı erteleriz biraz , ellerimizin nasırları kalem tutmamıza engel olur can yangısının geçmesini bekleriz … Zaten önümüzde bizi bekleyen uzun kış geceleri vardır,.. Üstelik zamanı yavaşlatmayı başardığımız için; uzun soluklu okumalara ve yazı planlarını hayata geçirmeye bolca vaktimiz mevcut..
kış günleri,Öğleden sonraları, güneş ve bulutlar her gün bir başka fotoğraf karelerine yerleşir,..Akşamüstü kocaman, tombul ama minik ayaklı kadehimiz Bilgisayarda dünya seyahatine çıkar şömineden gelen çıtırtılara Bach eşlik eder yazar,.yazar,.yazarız,. Baharın yüzünü gösterdiği,. günlerde Aşk kapımızı çalar ,.. Başaklarımız boy attıkça,. sıcak,. Sarı,. yaz günlerini hissetmeye başlar çocukluğumuzun sabahlarına doğru düş yolculuklarına çıkarır,..samanyolunu izlemekten kendimizi alamadığımız gecelerde ,...beynimizde yazmaya devam ederiz !!. Hazan ve Hüzün mevsimi Aşklar bitmez !! ama,. Ayrılıklar,.vedalar başlar bir sonraki bahara kadar. Domatesler salça yapılmayı,. biberler kurutulmayı,..şöminenin odunları istiflenmeyi ,.bekler,.. Hüznü,. Akşamın Lacivert saatlerine bırakırız !!.. Gündüzün tatlı yorgunlukları akşam saatlerinde giderilir ,. ellerimizin nasırları kalem tutmamıza engel olur geçmesini bekleriz …önümüzde bizi bekleyen uzun kış geceleri vardır,.. zamanı yavaşlatmayı başardığımız için; uzun soluklu okumalara ve yazı planlarını hayata geçirmeye bolca vaktimiz var.
Zaman yavaşlamadı mı ?..
Yavaşladı,..
Yavaşlamanın da ötesinde,..
Durdu…
Akıl,. firar edince !!,.
Hayaller ,.. aralarında Gelinciklerin oynaştığı geniş Buğday tarlalarına daldı !!..
Düş yolculukları zamanı yavaşlatmakla kalmadı,.bir yazı boyunca olsa da,.sanki zamanı geriye sardı……
Yeni yolculuklarda buluşmak üzere…
f.k.d Mart/2009 şehir
kış günleri ; Sabahın karanlığı dağılıp gün yüzünü göstermeye başladığı saatlerde,.çayımızı demlenmeye bırakıp,lastik çizmeleri ayağımıza çekip toprağın soğukluğunu bedenimizin sıcaklığıyla dengelemeye çalışarak çıktığımız sabah yürüyüşleriyle başlar,..
Öğleden sonraları, kış güneşi ve bulutlar yeniden keşfedilir ,.. her gün bir başka Gri-Mavi ve Beyaz tonları fotoğraf karelerine yerleşir,.
Akşamüstü kocaman, tombul ama minik ayaklı kadehimizdeki Napolyonla!! Bilgisayarda dünya seyahatine çıkar
Gecenin sessizliği yazma güdülerimizi yeniden ayaklandırır şömineden gelen çıtırtılara Bach eşlik eder yazar,.yazar,.yazarız,.
Baharın yüzünü gösterdiği,. günlerde içimizi tanımlayamadığımız bir sevinç ve çoşku kaplar.. Aşk kapımızı çalar ,.. Heyecandan içimiz titrer,.. hergün bir başka güzelliğe tanık olacağımızın farkındalığıyla başlarız güne .. Başaklarımız boy attıkça,. sıcak,. Sarı,. yaz günlerini hissetmeye başlarız,.Folluktan alıp bir yudumda boğazımızın kıvrımlarından akıttığımız yumurta,. bizi çocukluğumuzun sabahlarına doğru düş yolculuklarına çıkarır,.. Toprakla birbirimize karışırız.. samanyolunu izlemekten kendimizi alamadığımız gecelerde,... toprağa sırtımızı verip beynimizde yazmaya devam ederiz !!. Hazan ve Hüzün mevsimi Biraz buruklaşırız,.. Aşklar bitmez !! ama,. Ayrılıklar,.vedalar başlar bir sonraki bahara kadar. Domatesler salça yapılmayı,. biberler kurutulmayı,.kuruyan fesleğenler,kekikler,naneler kavanozlara yerleşmeyi bekler,.. Hüznü,. Akşamın Lacivert saatlerine bırakırız !!.. Gündüzün tatlı yorgunlukları akşam saatlerinde keyifli kitaplar okunarak giderilir.. Yazmayı erteleriz biraz , ellerimizin nasırları kalem tutmamıza engel olur can yangısının geçmesini bekleriz … Zaten önümüzde bizi bekleyen uzun kış geceleri vardır,.. Üstelik zamanı yavaşlatmayı başardığımız için; uzun soluklu okumalara ve yazı planlarını hayata geçirmeye bolca vaktimiz mevcut..
kış günleri,Öğleden sonraları, güneş ve bulutlar her gün bir başka fotoğraf karelerine yerleşir,..Akşamüstü kocaman, tombul ama minik ayaklı kadehimiz Bilgisayarda dünya seyahatine çıkar şömineden gelen çıtırtılara Bach eşlik eder yazar,.yazar,.yazarız,. Baharın yüzünü gösterdiği,. günlerde Aşk kapımızı çalar ,.. Başaklarımız boy attıkça,. sıcak,. Sarı,. yaz günlerini hissetmeye başlar çocukluğumuzun sabahlarına doğru düş yolculuklarına çıkarır,..samanyolunu izlemekten kendimizi alamadığımız gecelerde ,...beynimizde yazmaya devam ederiz !!. Hazan ve Hüzün mevsimi Aşklar bitmez !! ama,. Ayrılıklar,.vedalar başlar bir sonraki bahara kadar. Domatesler salça yapılmayı,. biberler kurutulmayı,..şöminenin odunları istiflenmeyi ,.bekler,.. Hüznü,. Akşamın Lacivert saatlerine bırakırız !!.. Gündüzün tatlı yorgunlukları akşam saatlerinde giderilir ,. ellerimizin nasırları kalem tutmamıza engel olur geçmesini bekleriz …önümüzde bizi bekleyen uzun kış geceleri vardır,.. zamanı yavaşlatmayı başardığımız için; uzun soluklu okumalara ve yazı planlarını hayata geçirmeye bolca vaktimiz var.
Zaman yavaşlamadı mı ?..
Yavaşladı,..
Yavaşlamanın da ötesinde,..
Durdu…
Akıl,. firar edince !!,.
Hayaller ,.. aralarında Gelinciklerin oynaştığı geniş Buğday tarlalarına daldı !!..
Düş yolculukları zamanı yavaşlatmakla kalmadı,.bir yazı boyunca olsa da,.sanki zamanı geriye sardı……
Yeni yolculuklarda buluşmak üzere…
f.k.d Mart/2009 şehir

1 yorum:
CEVAP BEKLEMEYEN SORULAR
YAHYA KEMAL, DR.JİVAGO, PAUL SIMON, JULIE ANDREWS, NAPOLYON VE DE NİNELERİMİZ BİRLİKTE KAFA ÇEKEBİLİYORSA O EV, KÜÇÜK BİR EV MİDİR?
ZAMAN YAVAŞLARSA GELİNCİKLER DAHA MI UZUN YAŞAR?
SALLANAN KOLTUK SALLANINCA FESLEĞENLER DAHA MI GÜZEL KOKAR?
HAYALLER BUĞDAY TARLALARINA DALINCA BİRANIN KÖPÜĞÜ SÖNER Mİ?
DUMANI ÜSTÜNDE BİR SOMUN EKMEĞİN KOKUSU BİZİ BUĞDAY BAŞAKLARINA GÖTÜRÜYORSA, O TARLALAR ÇOK UZAKTA MIDIR?
GEÇEN SENE Kİ BAHARI ANMAK MI DAHA GÜZEL, YOKSA GELECEK BAHARI MI BEKLEMEK?
Yorum Gönder