2 Mayıs 2009 Cumartesi

Ne doğan güne hükmüm geçer,. Ne halden anlayan bulunur,...







Ak telli bulut olsam
Bir rüzgara kapılsam Varsam bizim ellere
Yağmur olup dökülsem ..

Yayılmışız dünyanın dört bir yanına
Kimisi ta Kopenhag'da kimiyse Paris
Bedenimiz orda burda dolanır amma ,..
Çok hemde çok uzak yerde kalbimiz..
Bir allı turna olsam karlı dağları aşsam
Varsam bizim ellere kendi göğümde uçsam

Şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım
Püfür püfür bir vapurun yan tarafında
Şu anda istanbulda olmak vardı anasını satıyım

Yeni Cami'de mısır atmak kuşlara
Köprüde balık ekmek yemek
Dolmuşa hadi gidelim demek
Ver elini yeni kapı ver elini bebek tarabya
Şu anda oralarda olmak vardı ya

Şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım

Boğazda köhne bir iskelenin yamacında
Tabakta kavun peynir kadehte buz gibi rakı
Dilinde yarı acı yarı tatlı bir şarkı

Şu anda İstanbul'da olmak vardı
Benim derdim dermanım
Bilen yok

Yayılmışız dünyanın dört köşesine
Kiminin adresi Sidney kiminin Hamburg
Yaşamaya dört elle sarılmışız da
Yine de gözlerim dolu yüreğim buruk
Başımı hiç bir zaman eğmedim amma
Yine de yüreğim yara içimde boşluk
Minnacık tohum olsam savrulsam dönümlerce
Kış biter bahar gelir açılsam yüzbinlerce Açılsam milyonlarca

Şimdi İstanbul'da olmak vardı anasını satayım
Püfür püfür bir vapurun yan tarafında
Şu anda İstanbul'da olmak vardı anasını satayım

Yeni cami de mısır atmak kuşlara
Köprüde balık ekmek yemek dolmuşa çek dostum demek
Ver elini Kadıköy ver elini Kalamış Moda
Şu anda oralarda olmak vardı ya
Şimdi İstanbul'da Şu anda İstanbul'da
Ah İstanbul'da

Sabret gönül bir gün olur
Bu hasret biter
Çekilen acılar canım
Gün olur geçer …

Melike Demirağ



Şimdi Haliç'te olmak,. Balat'ta olmak,.
Martılarla gevezelik edip birlikte uçarak,..
Tepebaşından Sütlüce'ye uzanmak,..
Galata'da oltalara dolanmak,..
Kuzgun gözlü motorcu'nun acısını yüreğinde hissetmek,..
Aynalıkavak'ta sessizliğin sesini dinlemek,..
Sobacılar'da ki yaşlı Cerrahi dedesiyle üzengilere dair sohbet etmek,..
Karaköy'de nalburlar sokağında renklerin çümbüşünü beynine yazmak,..
"Katerina" restoranda bira molası vermek,..
Adalara doğru el sallamak,..
Boğaz vapuruna yol verip,..
Kuzguncukta Erguvan molası vermek,..
Büyükdere'de Dalyanları hayal edip,.
Fatih ormanlarına dalmak,..
Kağıthane'nin arka sokaklarından,.
Pangaltı'lı ciğercide soluklanıp,..
Şişli'nin müzik kutularıyla dolu evlerinin, pencerelerindeki kadınlarını izleyerek,.
Saray Arkası sokakta Sevim Burak'la zevzeklik edip,..
Tünel'de Evliya Çelebi'yle yol hazırlığına başlamak ,Vardı,..
ANASINI SATAYIIIMMMM................

f.k.d 2/Mayıs/2009

1 yorum:

İlhan Günay dedi ki...

Önce bir tenbih: ak saçlıyı görünce "seyahat" demeyeceksin haa!!!

Neyse, çelebi hazretleri "seyahat"ine kavuştu, sen de şefaatine kavuşur, seyahatine devam edersin, kaldığın yerden...

Zaten bir baktım, saydıklarının çoğunu zaten yapmışsın (buna da kötü bi anlam yükleme sakın!), benim bilmediğim veya senin unuttukların varsa onları da dönüşte halledersin artık....