19 Ekim 2008 Pazar

Siena

İtalya'da en beğendiğim şehir,Siena oldu ..... Muhteşem meydanı, etkileyici sokakları ve evleriyle kendimi farklı bir boyutta hissettim,..sanki zaman durdu ,.. ben ,bana,.. fotoğraf makinamla aracılık yaptım !. Siena'da bir kış geçirebilirim,.herşeyden ve herkezden uzak ,.. ruhunun yıkanacağını hissetmek böyle bir şey olabir mi ?..










Bulutlar...





Siena yolunda Ekim bulutları,.. Arabanın camından heyecan verici görüntülerdi,...

Floransa

Arno nehri ve iki yakayı birbirine bağlayan köprüleriyle -özellikle de Ponte Vecchio - muhteşem heykelleri ,resimleri ,meydanları ve binalarıyla güzel ama soğuk ,. bir şehir Floransa. Bende bıraktığı izlenim böyle .. Hani, çok güzel, olağanüstü ,..ama,uzak, erişilmez,burnu havada insanlar vardır,bir süre sonra sevimsiz gelmeye başlarlar gözünüze,.. güzelliklerini göremez olursunuz.. Floransa nedense bende bu duyguları çağrıştırdı,..Neyse,.. benim tuhaflığıma verin,görmediyseniz mutlaka görün.











17 Ekim 2008 Cuma

Pisa

Galata kulesinden hallice eğikliği dışında bir esprisi yok ama,.uyanık İtalyanlar dünyaya pazarlıyorlar.
Posted by Picasa

Yollar,.........





Riviera Sahilleri

Yol boyunca yaz sonu sakinliğinin tadını çıkardık...




Portofino

dalgalarının sesi hayalleri süsleyen kasabadan geriye kalanlar,..

Posted by Picasa




Genova yolunda..

Akşam Milano'ya geçtik,Genova'yı sevmedik ,.. Devasa bir liman şehri,..Liman şehirlerinin "Denizci" serseriliğini içinde barındıran Lümpen havasından eser yok,..Oysa ne hayaller kurmuştum gitmeden önce.Limanın daracık ara sokaklarından birinde, tahta masalı !!. izbe bir meyhane bulacak,
...bir Vapuru vurdular,dört kişi
demirliydi,eli kolu bağlıydı,..
diye tirad atacaktım.. olmadı ,.. son gece yol yorgunluğuyla son buldu..



Posted by Picasa

Bergamo havaalanı

Yolculukların sonu fiziksel ve ruhsal olarak yorgunluklara mahkumdur,.. bizde de kural bozulmadı..

22 Eylül 2008 Pazartesi

günlük yazıları

insanların insanlara kötülükleri başımı döndürüyor,
dayanamıyorum,ağlıyorum,..
zayıflıkla suçlanıyorum,..
ağlıyorum...
hatalar,hataları getiriyor,
ağlıyorum,
sonuç,..

bu zırvalıklar çıkıyor ortaya,..

ama,
"günlük" dediğin böyle bir şey değil mi?,..
ruhunu dök,..ser ortaya,.. ferahla,...

oysa bugün ,
sonbahar ekinoksunun başladığı gün,..
saat tam 18.32 de,
yaz'ın delici güneşi
yerini,
sonbaharın çılgın kızıl yapraklarına bırakacaktı
ama ben tanıklık edemedim !!..

bugün !!
22 /eylül/ pazartesi/2008
tarihe not düşmek gerek !,
tarih ve tarihe yazmak , ciddi bir iş
sevgili günlük,..

21 Eylül 2008 Pazar

gülhatmi'nin gözyaşları

Gülhatmi ağlıyor,..
Beyazgül , vakur dik durmaya çalışıyor hala !..
Erguvanım,...
canımmmm,.. şekerim,..
daha bir sarmaladı ikisini de,. gitmeyin dercesine...

Ama mevsimsel döngü devam etmek zorunda,yeryüzündeki bütün döngüler gibi .. Doğuyoruz,..büyüyoruz,..yaşlanıyoruz,..saklanıyoruz !!!,ölüyoruz...

10 sene önce bahçıvanımız Ahmet efendi hediye etmişti ,-çok bilge, güzel insandı - küçücük bir saksıda,incecik bir genç hanımdı ...

Seversen,.. "çok güzel çiçekler açar aylar boyu "demişti Ahmet efendi,..
Sevdim ,
kocaman saksılara sığamadı,... penceremin önüne diktim,..toprak anayla buluşturdum,..inanılmaz keyiflendi,

Yıllardır, ilkbaharın sonundan sonbahar yağmurlarına kadar, olağanüstü çiçeklerle pencerimi şenlendiriyor.
Ama bir yaz daha geçti ve gülhatmim hoşça kal diyor,
seneye buluşur muyuz acaba ?..

Gülhatmim yaşlandı ve yoruldu da !!..

22/09/08
şehir



Posted by Picasa

17 Eylül 2008 Çarşamba

Posted by Picasa

The Windmills Of Your Mind

Yuvarlak,Spiralin içindeki çember
Çarkın içindeki çark gibi,
Başladığı yerde bitmeyen,
Durmaksızın süren bir döngü
Dağdan kopan bir çığ gibi,
Ya da bir karnaval balonu
Bir atlıkarınca gibi
Ay'ın çevresinde daireler çizen
Bir saat gibi, akrep ve yelkovanı
Yüzeyindeki dakikaları süpüren
Ve dünya, sanki bir elma
Uzayda sessizce dönen
Tıpkı zihninin yeldeğirmenlerinde
Bulduğun çemberler gibi ...

13 Eylül 2008 Cumartesi

Bir Garip Ruh Hali (2)

Burnumun dibinde Erguvan ağacım,
sağ üst kadranda Eylül mehtabım,..
aklımda, iyi niyetli Kadriye,..
karşımda ,beni yıllar öncesine taşıyan anıların sesi...

beynimde,"bir garip ölmüş diyeler,
soğuk suyla yualar" dizeleri...
ve,...
Eskişehre ,gidememenin "gitmemenin" ezikliği,

"ne,.. güzel ,ne iyi insandın sen Kadriye Hala" muhabbeti..
özünde,...
kendine nalet okuma,

uzaklarda,
Dev aynalarını kırmak için
aradığın balyozların ,
sesleri.....

f.k.d.

12 Eylül 2008 Cuma

Nokta gibiyiz... yeryüzünde,...
hadi haksızlık etmeyelim,noktadan biraz hallice,..
nedir bu Dev aynasında görmemiz kendimizi...
Eylül mehtabında, dünyanın aksı
olmak istiyorum...

çakıl taşı olmak istiyorum...

hatta,hatta ,...
kum tanesi,..

nasıl başa çıkacağız dev aynası görüntülerimizle,?...

bilmiyorum,
Bilen var mı ?..

f.k.d.12/09/08






Posted by Picasa