Bugünlerde dikkat kesilin çevrenize,evlerin arkasından,arabaların arasından,sıkıştığı her yerden size son veda !.. gönderiyor olabilir,
gidin Arnavutköy'e ,..yaslanın arkanıza, dikin gözlerinizi Kuzguncuk sırtlarına,ya da Heybeli'den Büyükada seyrine çıkın.
Çok az kaldı,.. içimizi bahar sevinciyle doldurup,ruhumuzu o güzelim renkleriyle donatmalarına,
tomurcuklandılar,
çekingen ama bir o kadar da kararlı dönüşüm yaşıyorlar Erguvâni kızıllıklarına doğru.
Yıllar önce 40-50 cm lik bir ufaklıktı satın aldığımda,yanıbaşımda, sevgimle, tüm narinliğine karşın çarçabuk büyüyeceğine emindim,
ama,...
o denli hızla serpildi,uzadı, sardı ki her yanımı,
zaman,zaman sevgiyi veren ben bile şaşırıp kalıyorum, büyüklüğüne,görkemli zerâfetine.
Filistin’in acı ve kan dolu geleceğini asırlar öncesinden hissedip,
“bu utançla buralarda daha fazla yaşayamam”diyerek İstanbul’a göç ettiğini,
boğaziçinin mavisiyle,boğaz sırtlarının yemyeşil korularını ,
kısacık,-yaşam kadar kısacık!- bir an sürecinde Erguvâni renklere büründürdüğünü,
baharı ve aşkı,.. bir başka çoşkuyla karşılamamıza neden olduğunu biliyoruz hissediyoruz !....
Lâkin,geride yaşanamayacak baharlar,aşklar ve çoşkular bırakarak,.
yavaş,yavaş,
binlerce yıl öncesinin Filistin’ini terkettiği gibi, Boğaz’ı, Adaları,...İstanbul'u terkettiğinin,
kaçımız farkındayız ?...
f.k.d 03/08
24 Mart 2008 Pazartesi
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)

Hiç yorum yok:
Yorum Gönder